Kurumsal mobil uygulama maliyetini beş kalem belirler: hedef platform (tek kod tabanı mı yerel geliştirme mi), çevrimdışı çalışma ihtiyacı, cihaz donanımı kullanımı (barkod, kamera, konum), arka uç ve entegrasyon yükü, mağaza yayını ile bakım. Ekran sayısı bu kalemlerin yanında ikincil kalır. Saha ekipleri için geliştirilen uygulamalarda maliyetin en büyük tek kalemi genellikle çevrimdışı senkronizasyondur.
- Maliyeti ekran sayısı değil; platform kararı, çevrimdışı çalışma ve entegrasyon yükü belirler.
- Tek kod tabanı çoğu kurumsal senaryoda hem geliştirme hem bakım maliyetini düşürür; cihaz donanımını yoğun kullanan uygulamalarda yerel geliştirme gerekir.
- Çevrimdışı çalışma bir özellik değil, mimari karardır — sonradan eklenmesi en pahalı değişikliklerden biridir.
- Uygulamanın konuştuğu arka uç servisleri çoğu projede toplam işin yarısına yakınını oluşturur.
- Yayın hesapları kurum adına açılmalıdır; tedarikçi hesabında yayınlanan uygulama devir sırasında sorun çıkarır.
- İşletim sistemi sürüm güncellemeleri yıllık uyumluluk çalışması gerektirir; bakım anlaşması buna göre kurgulanmalıdır.
Maliyeti belirleyen beş kalem
Mobil uygulama tekliflerinde en çok sorulan soru “kaç ekran olacak” olur. Oysa ekran sayısı, toplam işin görece küçük bir bölümünü açıklar. Aynı sayıda ekrana sahip iki uygulama, aşağıdaki kalemler yüzünden birbirinin iki katı maliyete çıkabilir.
- Platform kararı — tek kod tabanı mı, iOS ve Android için ayrı yerel geliştirme mi
- Çevrimdışı çalışma — bağlantısız kullanım ve senkronizasyon çakışma yönetimi
- Cihaz donanımı — barkod ve QR okuma, kamera, konum, imza, bildirim
- Arka uç ve entegrasyon — uygulamanın konuştuğu servisler ve ERP bağlantısı
- Yayın ve bakım — mağaza süreçleri, işletim sistemi uyumluluğu, sürüm yönetimi
Tek kod tabanı mı, yerel geliştirme mi
Kurumsal projelerin büyük bölümünde tek kod tabanı doğru cevaptır. İki platforma tek geliştirme ekibiyle çıkmak hem ilk maliyeti hem de yıllar süren bakım yükünü belirgin biçimde düşürür; iki platform arasında davranış farkı oluşma riski de azalır.
Yerel geliştirme, cihaz donanımının sınırlarında çalışan uygulamalarda anlamlıdır: sürekli kamera akışı işleyen, arka planda yoğun konum takibi yapan veya özel bir cihaz sürücüsüyle konuşan uygulamalar bu gruba girer. Bu kararın analiz aşamasında ve gerekçesiyle verilmesi gerekir; sonradan platform değiştirmek projeyi baştan yazmak demektir.
Çevrimdışı çalışma bir özellik değil, mimari karardır
Depoda raf koridorunda, üretim sahasında veya bodrum katta bağlantı kopar. Uygulama o anda çalışmaya devam edemiyorsa saha ekibi kâğıda yazmaya döner ve projenin amacı ortadan kalkar.
Çevrimdışı çalışma; verinin cihazda saklanmasını, bağlantı geldiğinde sıraya alınmış işlemlerin gönderilmesini ve aynı kaydın iki yerde değişmesi durumunda çakışmanın nasıl çözüleceğinin tanımlanmasını gerektirir. Bu üçü baştan kurgulanmadığında sonradan eklenmesi, uygulamanın veri katmanını yeniden yazmak anlamına gelir.
Görünmeyen iş: arka uç
Kullanıcı yalnızca ekranları görür; oysa uygulamanın konuştuğu servis katmanı çoğu projede toplam işin yarısına yakınını oluşturur. Kimlik doğrulama, yetkilendirme, veri doğrulama, ERP ile eşleştirme ve hata yönetimi bu katmanda yaşar.
Mevcut sistemlerin açık bir API'si yoksa köprü geliştirmek gerekir. Teklifleri karşılaştırırken bu kalemin dahil olup olmadığı mutlaka sorulmalıdır; “uygulama” fiyatı verip arka ucu kapsam dışı bırakan teklifler yanıltıcıdır.
Yayın, dağıtım ve devir
Uygulama mağazalarda yayınlanacaksa hesapların kurum adına açılması gerekir. Tedarikçinin kendi hesabında yayınlanan bir uygulama, ilişki bittiğinde devredilmesi zor bir varlığa dönüşür.
Yalnızca çalışanların kullanacağı uygulamalarda mağaza yerine kurum içi dağıtım tercih edilebilir. Bu yöntem, mağaza inceleme sürelerini ortadan kaldırır ve sürüm dağıtımını mobil cihaz yönetimi üzerinden kontrol altına alır.
Bakım: bir kerelik değil, yıllık
iOS ve Android her yıl yeni ana sürüm çıkarır; kütüphane bağımlılıkları ve mağaza kuralları da değişir. Aktif olarak bakılmayan bir kurumsal uygulama, iki yıl içinde yeni cihazlarda sorun çıkarmaya başlar.
Bakım anlaşmasının kapsamı; işletim sistemi uyumluluk kontrolü, güvenlik güncellemeleri, hata giderme ve planlı geliştirme olarak ayrı ayrı tanımlanmalıdır. “Bir yıl garanti” ifadesi tek başına bu kalemlerin hangisini kapsadığını söylemez.
Teklif alırken sorulacak sorular
Aynı soruları her tedarikçiye sorduğunuzda tekliflerin gerçekte neyi kapsadığı hızla ortaya çıkar.
- Tek kod tabanı mı yerel geliştirme mi öneriyorsunuz, gerekçesi nedir?
- Çevrimdışı çalışma ve çakışma yönetimi kapsamda mı?
- Arka uç servisleri ve ERP entegrasyonu teklife dahil mi?
- Mağaza hesapları kimin adına açılacak?
- Kaynak kod ve yayın sertifikaları proje sonunda bize teslim ediliyor mu?
- Bakım anlaşması hangi kalemleri kapsıyor, işletim sistemi güncellemeleri dahil mi?
Bu konuda sorulanlar.
Kurumsal saha uygulamalarında tipik süre sekiz ile on altı hafta arasındadır. Süreyi uzatan başlıca etkenler; çevrimdışı çalışma ihtiyacı, entegre olunacak sistem sayısı ve mağaza inceleme süreleridir. Kapsam analiz aşamasında yazılı olarak sabitlenmeden verilen süre tahmindir.
Tek kod tabanıyla geliştirildiğinde iki platform tek geliştirme maliyetiyle karşılanır; yalnızca test ve yayın süreçleri ayrı yürütülür. Yerel geliştirme tercih edildiğinde iki ayrı ekip ve iki ayrı bakım hattı oluşur, maliyet buna göre artar.
Hayır. Yalnızca kurum çalışanlarının kullanacağı uygulamalar kurum içi dağıtım yöntemleriyle yayınlanabilir. Bu yöntem mağaza inceleme süresini ortadan kaldırır ve sürüm kontrolünü kurumda tutar.
Evet. Açık API'si olan sistemlerle doğrudan, olmayanlarla veri tabanı veya dosya tabanlı bir köprü kurularak çift yönlü entegrasyon sağlanır. Entegrasyon noktaları analiz aşamasında tespit edilir ve kapsam metnine yazılır.
Sözleşmede aksi belirtilmedikçe kaynak kod, veri modeli ve yayın sertifikaları proje sonunda kuruma teslim edilir. Bu, ileride başka bir ekiple devam etme imkânını korur.
Bir süre eder, ancak işletim sistemi güncellemeleri ve mağaza kural değişiklikleri zamanla uyumsuzluk yaratır. Aktif bakımı olmayan kurumsal uygulamalar genellikle iki yıl içinde yeni cihazlarda sorun vermeye başlar.



